old man - Türkçe İngilizce Sözlük

old man

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

"old man" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 48 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
old man i. baba
You're starting to sound like your old man.
Baban gibi konuşmaya başladın.

More Sentences
old man i. yaşlı
Most of the old men were killed.
Yaşlıların çoğu öldürüldü.

More Sentences
old man i. ihtiyar
Tom is a jolly old man.
Tom şen şakrak bir ihtiyar.

More Sentences
old man i. ihtiyar adam
Who is that old man?
Kim bu ihtiyar adam?

More Sentences
old man i. koca
old man i.
old man i. babalık
old man i. patron
old man i. uzun deneyimler sonucunda beceri kazanmış kimse
old man i. uzun deneyimler sonucunda statü kazanmış kimse
old man i. tanınmış otorite
old man i. tanınmış yetkili
old man i. (askeri) bir örgütün kıdemli üyesi
old man i. (askeri) örgütün eski üyesi
old man i. kabiledeki yaşça büyük kimse
old man i. kabiledeki ihtiyar kimse
old man i. kabilenin bilgesi
old man i. kültürel kahraman
old man i. kültürel figür
old man i. kültürel önder
old man i. soy isimlerinden önce "yaşlı bay" anlamında kullanılan bir ifade
Konuşma Dili
old man i. (abd donanma gemisinde) komutan subay
old man i. erişkin erkek kanguru
old man i. çok büyük şey
old man i. tanrı
old man i. allah
old man ünl. moruk
old man ünl. erkekler için kullanılan samimi bir hitap şekli
Sanayi
old man i. dişli çark mandalıyla kullanılan sondaj direği
old man i. elektrikli matkapla kullanılan sondaj direği
old man i. havalı matkapla kullanılan sondaj direği
Botanik
old man i. pelin otu
old man i. avrasya ve kuzey afrika'ya özgü, apsent içkisinin yapımında da kullanılan, acı tadı olan aromatik bir bitki
old man i. apsent
old man i. deniz pelin
old man i. deniz yavşanı
old man i. yemişen
old man i. misk otu
old man i. avrupa'da yetişen tüylü kırmızı veya mor sapları, koyu yeşil yaprakları ve kırmızı-kahverengi çiçekleri olan kokulu çok yıllık bir bitki
old man i. biberiye
Dini
old man i. insan doğasının günahkar tarafı
old man i. insan doğasının ahlaksız tarafı
Coğrafya
old man i. oldman nehri
old man i. kanada'da bir nehir
Argo
old man i. erkek arkadaş
old man i. (erkek) sevgili
old man i. kadının birlikte yaşadığı erkek arkadaşı
İngiliz Argosu
old man i. penis

"old man" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 96 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
the old man i. baba
wise old man i. ak sakallı dede
old clothes-man i. eski elbiseler satan kimse
old clothes-man i. eskici
old man with white beard i. ak sakallı yaşlı adam
grumpy old man i. huysuz ihtiyar
a defenseless old man i. savunmasız yaşlı bir adam
Atasözü
better be an old man's darling than a young man's slave genç bir adamın kölesi olmaktansa yaşlı birinin sevgilisi olmak yeğdir
Konuşma Dili
one's old man i. birinin babası
one's old man i. birinin kocası
gom (grand old man) kısalt. kıdemli kimse
gom (grand old man) kısalt. saygı duyulan kimse
gom (grand old man) kısalt. yaşlı ve saygıdeğer kimse
gom (grand old man) kısalt. köklü ve saygıdeğer kurum
Deyim
the old man i. yönetici
the old man i. ihtiyar
the old man i. sözü geçen kimse
the grand old man of something i. bir şeyin/şeyde müdavimi/gediklisi/engin tecrübeye sahip
a grand old man of i. bir alanda tecrübe sahibi kimse
the grand old man of i. bir alanda kıdemli kimse
a grand old man of i. bir alanda saygı duyulan kimse
a grand old man of i. bir alanda kıdemli kimse
the grand old man of i. bir alanda tecrübe sahibi kimse
the grand old man of i. bir alanda saygı duyulan kimse
the grand old man (of something) i. (bir şeyde) kıdemli adam
a grand old man i. kıdemli adam
the grand old man i. bir işte eski adam
the grand old man i. bir işin müdavimi/gediklisi
a grand old man (of something) i. (bir şeyde) kıdemli adam
a grand old man i. bir işin müdavimi/gediklisi
the grand old man (of something) i. (bir şeyin) müdavimi/gediklisi
the grand old man i. kıdemli adam
a grand old man (of something) i. (bir şeyin) müdavimi/gediklisi
the grand old man (of something) i. (bir şeyde) eski adam
a grand old man (of something) i. (bir şeyde) eski adam
the grand old man (of something) i. (bir şeyde) tecrübe sahibi adam
the grand old man i. tecrübe sahibi adam
a grand old man (of something) i. (bir şeyde) tecrübe sahibi adam
a grand old man i. bir işte eski adam
a grand old man i. tecrübe sahibi adam
a grand old man (of something) i. (bir şeyde) saygın ve tecrübeli kimse
the grand old man (of something) i. (bir şeyde) saygın ve tecrübeli kimse
be the grand old man of something f. bir işte çok eski olmak
a man is as old as he feels expr. kişi hissettiği yaştadır
so's your old man! expr. babandır!
Konuşma
my old man i. babam
he gets that from his old man expr. babasına çekmiş
Ticaret/Ekonomi
old clothes-man i. eskici
Medikal
60-year-old man patient i. altmış yaşında erkek hasta
Botanik
old man's beard i. akasma
old man's pepper i. civanperçemi
old man's beard i. orman asması
old man's pepper i. barsama otu
old man's pepper i. akbaşlı
old man's pepper i. binbir yaprak otu
old man's pepper i. kandil çiçeği
old man of the mountain i. abd'nin kuzeyindeki dağlık bölgelerde yetişen beyazımsı tüylü bir bitki
old man's beard i. ağaç gövdelerine ve dallarına tutunan, yeşilimsi-gri renkli, saçağımsı ve esnek bir asma
old man's beard i. ispanyol yosunu
old-man's-beard i. ağaçların gövde ve dallarına tutunan, yeşilimsi-gri renkli, saçağımsı ve esnek bir asma
old-man's-beard i. ispanyol yosunu
old–man fern i. avustralya ve tazmanya'ya özgü, soğuk havaya dayanıklı yaprak dökmeyen bir eğrelti
old-man's beard [dialect] [uk] i. atkuyruğu cinsine ait çeşitli bitkilere verilen ad
old-man's-beard i. küçük çiçekli ak asma
old man's beard i. sakal likeni
old man's beard i. çok sayıda küçük beyaz çiçeği olan bir kuzey amerika asması
old man's beard i. hava bitkisi
old man's beard i. küçük çiçekli ak asma
old man's beard i. sarkık dallı bir liken
old-man's beard i. küçük çiçekli ak asma
old-man's-beard [dialect] [uk] i. atkuyruğu cinsine ait çeşitli bitkilere verilen ad
old man's beard [dialect] [uk] i. atkuyruğu cinsine ait çeşitli bitkilere verilen ad
old man's beard i. abd'nin güneyinde görülen beyaz çiçekli küçük bir ağaç
old-man's-beard i. abd'nin güneyinde görülen beyaz çiçekli küçük bir ağaç
old-man's-beard i. sarkık dallı bir liken
old-man's-beard i. çok sayıda küçük beyaz çiçeği olan bir kuzey amerika asması
old-man's-beard i. sakal likeni
old-man's-beard i. hava bitkisi
old-man's beard i. hava bitkisi
old man's beard i. abd'nin güneyine özgü beyaz çiçekli küçük bir ağaç
old man's beard i. püskül ağacı
old man's head i. meksika'ya özgü, tepesine doğru uzun ve beyaz dikenlerle kaplı bir sütun kaktüs
old man's beard [dialect] [uk] i. atkuyruğu cinsinden olan çeşitli bitkilere verilen ad
old man's beard i. sarkık dallı liken
old-man's-beard [dialect] [uk] i. atkuyruğu cinsinden olan çeşitli bitkilere verilen ad
old-man cactus i. filozof başı
old-man-of-the-woods (strobilomyces floccopus) i. abd'nin doğusundaki iğne yapraklı ağaç ormanlarında bulunan yenebilir, hafif tatlı bir mantar
old-man cactus i. meksika'ya özgü uzun, gümüşi beyaz dikenleri olan bir kaktüs
old-man's-beard i. akasma
Tarım
old man [dialect] [uk] i. bazen insan şekli verilip gömülen hasadın son demeti
old man [dialect] [uk] i. bazen insan şekli verilip gömülen hasadın son destesi
Edebiyat
the old man and the sea i. yaşlı adam ve deniz
Argo
decrepit old man i. moruk
dirty old man i. kart zampara
a dirty old man i. itici derecede sekse ilgi duyan yaşlı erkek
a dirty old man i. kart zampara